‘ARITMA TESİSLERİNİ ÇALIŞTIRIYORUZ’
Denizlerin önemine de dikkat çeken Tahir Büyükakın, “Denize bu balıkları salıyorsun ama denizi kirletmeye devam edersen bu balıkları salmanın bir manası yok. Bir yandan da denizi temizlemek lazım. Onun için de sadece denizin dibindeki çamuru temizlemiyoruz, aynı zamanda denize çamur gitmesin diye arıtma tesislerini çalıştırıyoruz. Arıtma tesislerinin, Büyükşehir Belediyemize yıllık maliyeti 3,5 milyar lira civarı. Sadece elektrik masrafı 700 milyon lira. 23 tane arıtma tesisi çalışıyor ve bu arıtma tesislerinin yüzde 73’ü ileri biyolojik arıtma” ifadelerini kullandı.
‘KAFAMIZA GÖRE İŞ YAPMIYORUZ’
Müsilaj ve ötrofikasyonun karıştırıldığını söyleyen Büyükakın, “Ötrofikasyon dediğimiz, deniz ya da nehir ortamında ısının artmasıyla özellikle mevsim geçişlerinde ortaya çıkan müsilajdan farklı bir vakadır. Müsilaj vakası ise bambaşka bir mikroorganizmanın sebep olduğu bir vakadır. Bunu biz TÜBİTAK ile birlikte izliyoruz. Kafamıza göre iş yapmıyoruz. Bir vaka ortaya çıktığında numuneler alınıyor; TÜBİTAK’a gönderiliyor. TÜBİTAK gerekli araştırmaları yapıyor ve biz de müdahalemizi yapıyoruz. Bir yandan bu faaliyetler devam ediyor, denizi koruyoruz. Diğer yandan, denizden alınanı denize geri vermeye çalışıyoruz ve sürdürülebilir bir çevrenin inşası için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.
Program, 6 bin levrek, çipura ve kalkan ile 100 yapay resifin denize bırakılmasıyla sona erdi.




