Trump, saldırıların sona erdiğini ilan ederken Husiler için beklenmedik bir dille konuştu. Trump, Husiler için “Onlara çok sert vurduk ve bu kadar dayanabilmeleri etkileyiciydi. Bunda bir cesaret var denebilir. Artık gemilere ateş etmeyeceklerine söz verdiler ve biz bu sözü ciddiye alıyoruz.” dedi.
Kızıldeniz’deki operasyon boyunca ABD, 1100’ün üzerinde hedefi vurdu. Pentagon, birçok Husi liderinin öldürüldüğünü ve mühimmat depolarının imha edildiğini duyurdu.
Ancak maliyet oldukça ağır oldu. Operasyon, iki uçak gemisinin yanı sıra B-2 bombardıman uçakları, F-16 ve F-35 savaş uçakları ile Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerinin konuşlandırılmasını gerektirdi.
Husiler, bu açıklamadan sonra “İsrail’e ait hedeflerinin hala meşru olduğunu” söyledi. Cuma günü ise İsrail’e füze fırlattı. Bugün ise bir Husi hava savunma sistemleri bir ABD İHA’sını düşürdü. ABD ise açıklama yapmadı.
‘YA TAYVAN’A YETMEZSE?’
Pentagon yetkilileri, mühimmat stoklarının aşırı hızda tükenmesinden ve Çin’in Tayvan’a olası bir saldırısına karşı hazırlıkların zayıflamasından endişe etti.
Trump’ın ulusal güvenlik ekibi içinde fikir ayrılıkları vardı. Bazı yetkililer kampanyanın daha da genişletilmesini ve Yemen hükümet güçlerinin başkent Sana ve liman kentlerini yeniden ele geçirmesi için zaman kazanılmasını önerdi.
Diğerleri ise deniz geçişlerini koruma operasyonuyla başarı ilan edilmesini savundu. Ancak Trump, uzun süreli askeri angajmanlardan her zaman kaçınan bir lider olarak son kararı verdi. 5 Mayıs’ta kampanya durduruldu ve Beyaz Saray bunu bir zafer olarak sundu.
Sonunda Trump operasyonun başarısızlık riskinden çok uzun vadeli etkilerine odaklandı ve geri çekilme kararı aldı.




